Saezuru Tori wa Habatakanai

Sailor Moon: Crystal

DRAMAtical Murder

Nettai Shoujo

Ginga Eiyuu Densetsu

Honto Yajuu

Shoujo Sect

Katekyo!

Oh Yeah Baby

Merhaba HF takipçileri!

Bir süredir güncel yazmadığımı fark ettim ve bu haftanınkini ben yazayım dedim. Ağustos sıcaklarının ortasında, ara sıra esen rüzgarın yolunu gözlerken yazıyorum bu yazıyı. Ne yazık ki vantilatörüm de bozuk... Siz siz olun sağlam vantilatörünüzü "ben onu modifiye ederim, daha hızlı dönmesini sağlarım" diyen arkadaşlarınıza emanet etmeyin.

Bu hafta özellikle değinmek istediğim bazı konular var. Bir tanesi çevirmen arkadaşlarımdan Roromiya. Kendisini Katekyo'dan tanıyorsunuz zaten. Geçtiğimiz hafta Saezuru Tori wa Habatakanai'nin ilk bölümünü de onun çevirisinden okudunuz. Öncelikle bir çevirmen olarak tebrik etmek istiyorum. Çevirilerini çok başarılı buluyorum. Roromiya aynı zamanda Junjou Romantica'nın mangasındaki, animede olmayan bölümleri çevirmeye başladı. Bense animede olan bölümlerden devam ediyorum.

Junjou Romantica
'dan söz açılmışken, animesinin üçüncü sezonunun çıkacağına dair haberler var. Benim gördüğüm kadarıyla manganın 18'inci cildinin kapağında üçüncü sezon için düğmeye basıldığını müjdelemişler. Ancak henüz hangi tarihten itibaren vizyona gireceğiyle ilgili bir açıklama yok. İlerleyen günlerde belli olmasını umuyoruz. Üçüncü sezon çıkarsa elbette sitemizden takip edebileceksiniz. Garanti veriyorum çünkü ben çevireceğim. Zaten bu animenin ilk iki sezonunu baştan çevirmek uzun zamandır aklımdaydı. Üçüncü sezon çıkmadan yetiştirmek de güzel olurdu. Bakalım artık, ayarlayacağız bir şeyler. Şu sıralar olmaz çünkü elimde Free ve Love Stage var.

Daldan dala atlıyoruz. Love Stage dedik... Love Stage için mangaka üç ekstradan oluşan bir özel bölüm çıkarmış. İlk fırsatta bunu da çevirip sizlere ulaştıracağız. Sanırım hazır animesi yayımlanırken satışlar fırladı diyerekten piyasaya sürülmüş. Henüz ben de okumadım ama umarım eğlencelidir.

Geçelim bir diğer yaoi mangaya. Honto Yajuu'yu benden Yankami devralmıştı. Bu hafta yayımlanacak olan bölümü merak edip okudum ve çok hoşuma gitti. Özellikle Yankami'nin "tembel götlü" tabiri beni epey güldürdü. Ueda'yı yakuza kılığında görmek de ayrı bir hoşluktu. Ben de oyassan (Aki'nin babası) gibi Ueda'nın polisliği bırakıp kariyerini yakuza olarak devam ettirmesi taraftarıyım ama o zaman manga bu kadar eğlenceli olur muydu bilmiyorum.

Şimdi dikkatinizi biraz da gelecek projelerimize çekeyim. Gördüğünüz gibi Saraiya Goyou'nun animesi eklenmiş. Bu serinin mangakası sevdiğim bir yaoi mangakası olduğu için en azından shounen ai çıkar diye ümitlenmiştim ama aradığımı pek bulamadım. Yine de ana karakterler arasında bir şeyler hissettim. Zaten yaoi mangakaları diğer türlere el attıkları zaman fujoshiliklerini göstermeseler olmuyor. Serinin çevirmeni Susano'o olacakmış. Susano'o genelde tarihi animeleri çeviriyor ve bunu da çevireceği için sevindim açıkçası. Tarihi animeleri seviyorsanız hiç düşünmeden izleyebilirsiniz. (Belli belirsiz shounen ai imaları var tabii ki ama ana tür olarak 'tarihi' diyebilirim.)

Haftanın one shotından da bahsedelim. Daha önce 1-2 one shotını yaptığımız Zaria'nın hard yaoilikte onları aratmayan, hatta sollayan yeni bir one shotını sizlere sunuyoruz. Adı Pet Keiyaku. Çevirisi Becca'ya, editi ise Mayacchi'ye aitmiş. İkisine de çok teşekkür ediyoruz. Ben bu mangakayı Koreli sanıyordum ama Japon'muş sanırım.

Özel ilgim olan seriye geldi şimdi sıra. Özellikle sona bıraktım çünkü konuşmaya başlayınca fazla uzatıp konudan sapabiliyorum. Legend of the Galactic Heroes'dan söz ediyorum. Geçen hafta 14. bölümü yayımlanmıştı. Bölümün sonundaki sahneyi izlerken (hani Reinhard'ın amirallerini savaşa gönderdiği sahne) sanki ben de bir İmparatorluk amiraliymişim gibi havaya girdim durup dururken. "Evet, ben de savaşa gidiyorum!" diyesim geldi. Şampanyaları fondip yapıp "prosit" (Almanca şerefe) demeleri ve bardakları yere atarak kırmaları çok hoşuma gitti. Genel olarak 2. Dünya Savaşı temasını sevdiğimden olsa gerek o dönemin lider ve generallerine de özel bir ilgim var. Bu anime uzak gelecekte geçmesine karşın aynı zamanda tarihi bir anime havasında olduğu için izlerken müthiş keyif alıyorum. Şimdi sırada 15. bölüm var. Şu ana kadar yayımlanan bölümler arasında açık ara favorim olacağını tahmin ediyorum. İngilizce'sine şöyle bir baktım ve daha giriş şarkısı biter bitmez giren müzikle tüylerim diken diken oldu. Klasik müzikten çok anlamam ama araştırdım, Dvorak'ın 9. senfonisi olduğunu öğrendim. Dün indirdim ve sıkıldıkça dinliyorum. Çevirisi bir an önce gelir umarım. Türkçe izlemek bambaşka oluyor. Hala başlamadıysanız şiddetle tavsiye ediyorum.

İyi bir hafta geçirmeniz dileğiyle yazıma son veriyorum. Herkese iyi seyirler, iyi okumalar.

Blondie


Gelecek Projeler

Duyuru Köşesi

Editör alımlarımız açıktır.

Klon konusunda sıkıntı yaşamayan, tecrübeli
editörler bize forumdan ulaşabilirler.

Doujinshi Anketi

Hangi serinin yaoi djlerini sitemizde görmek isterdiniz?